Ali Özdemir - Merkez Medya

Yeşilay'dan sosyal medya bağımlılık raporu: Diğer bağımlılıklara da zemin hazırlıyor

Bağımlılıkla mücadelede toplumsal bilinci arttırmak için çeşitli çalışmalara imza atan Türkiye Yeşilay Cemiyeti, sosyal medya bağımlılığına ilişkin "Sosyal Medya Araştırma Raporu"nu kamuoyu ile paylaştı.

31 Mar 2026 - 14:56 YAYINLANMA

Bir asrı aşkın süredir bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, toplumsal bilinci artırmak ve bu mücadelede bilimsel bir yol haritası oluşturmak amacıyla yürüttüğü araştırmalarına bir yenisini daha ekledi.

Daha önce "Bağımlılıkların Ekonomiye Maliyeti", "Kumar Raporu" ve "Tütün Raporu"nu kamuoyuyla paylaşan Yeşilay, bu kez "Sosyal Medya Araştırma Raporu"nu açıkladı.

Rapora ilişkin detayların paylaşıldığı basın toplantısı, Sepetçiler Kasrı'nda Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye genelinde bini aşkın katılımcının dahil olduğu araştırma, sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutunu çok yönlü olarak ele alarak politika yapıcılar, eğitimciler ve aileler için önemli bir referans niteliği taşıyor.

Türkiye'de haftalık sosyal medya kullanım süresi dünya ortalamasının üzerinde

Rapora göre Türkiye'de haftalık sosyal medya kullanım süresi ortalama 25 saate ulaşırken, bu oran dünya ortalaması olan 19 saatin üzerinde seyrediyor. Katılımcıların yüzde70'i günde 3 saat ve üzeri sosyal medya kullandığını belirtirken, kullanıcıların önemli bir kısmının sosyal medyayı duygusal bir kaçış mekanizması olarak tanımladığı görülüyor. Araştırma bulguları, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte ilişki başlatma, stresle başa çıkma, plan yapma gibi yaşam becerilerinin olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor.

Bağımlılık nedeniyle YEDAM'a başvuranların kullanım süreleri azaldı

Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, internet bağımlılığı başvurularının önemli bir bölümünü sosyal medya kullanıcıları oluşturuyor, danışanların büyük çoğunluğu akıllı telefonlarını temel olarak sosyal medya uygulamalarına erişmek amacıyla kullanıyor. Sosyal medya bağımlılığı nedeniyle YEDAM'a başvuran bireylerin kullanım süreleri ve bağımlılık belirtilerinin farklı zaman dilimlerinde izlendiği, ortalama 6 saat olan kullanım süresinde bir yıllık takip sonucunda belirgin bir düşüş sağlandığı ifade ediliyor.

Sosyal medya kullanıcılarının yüzde 30'u kumar içeriklerine maruz kalıyor

Raporda, özellikle genç kullanıcıların zararlı içeriklere maruz kalma riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Kullanıcıların yüzde 30'u sosyal medya platformlarında kumar ve bahis içerikleriyle karşılaştığını, yüzde20'si ise tütün ve alkol içeriklerine maruz kaldığını ifade ediyor. Ayrıca 12-19 yaş arası gençlerin, uyuşturucu içerikli paylaşımlara maruz kaldıkları günlerde madde kullanım risklerinin 30 kat arttığı belirtiliyor.

Araştırma, sosyal medya bağımlılığının alışkanlığın ötesinde duygusal düzenleme, kaçış ve ödül mekanizmalarıyla beslenen bir döngü olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların önemli bir kısmı sosyal medyayı bırakma girişimlerinde başarısız olduğunu ifade ederken, mutluluğu sosyal medyada arayanların oranının da yüksek olduğu görülüyor. Diğer yandan kullanıcıların %58'i bağımlılığı özendiren içeriklerden rahatsız olduğunu belirtirken, bu durum toplumsal farkındalık ihtiyacını açıkça ortaya koyuyor.

Doç. Dr. Mehmet Dinç

"Davranışsal bağımlılıklar toplum için ciddi bir tehdit oluşturuyor"

Basın toplantısında konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Davranışsal bağımlılıklar bugün toplum için çok ciddi bir tehdit noktasına gelmiş durumda. Yeşilay olarak bizler, önleme, rehabilitasyon ve savunuculuk alanlarında bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte, mevcut durumun bilimsel zeminde tüm boyutlarıyla tespit edilmesini ve doğru şekilde anlaşılmasını son derece önemsiyoruz. Geliştirilen politikaların ise insanımız için etkili, uygulanabilir ve çözüm odaklı olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Bu nedenle hem problemin bilimsel olarak ortaya konulması hem de çözüm odaklı önerilerin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı raporlar hazırlıyoruz." dedi.

"Davranışsal bağımlılıklar araştırma merkezini hayata geçirmeliyiz"

Sosyal medyanın kontrolsüz ve yoğun kullanımı ise özellikle gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinde bağımlılık riskini artırdığına dikkati çeken Dinç, "Bu nedenle dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda sosyal medya kullanımına yönelik minimum yaş sınırının belirlenmesi ve zararlı içerik ile reklamların daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz. Gençlerimize yönelik hedef odaklı önleme programlarını güçlendirmeli ve sosyal medya kullanımının etkilerini bilimsel olarak izleyebileceğimiz bağımsız bir davranışsal bağımlılıklar araştırma merkezini hayata geçirmeliyiz." diye konuştu.

Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak

Hazırlanan rapor üzerinde yapılması gerekenlere dair önerilerde bulunan Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak, sosyal medya bağımlılığına karşı "Dijital Ebeveynlik" eğitimlerinin yaygınlaştırılması, çocuk ve gençlere ev dışında zaman geçirebilecekleri spor ve sanat alanlarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Gündemde olan sosyal medya yasağının da çok önemli olduğunu aktaran Arıcak, bu platformların gençlerin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini, alkol ve tütün ile ilgili içeriklerin platform yetkilileri tarafından mutlaka belirli süzgeçlerden geçirilmesi ve bu tür reklamların acilen önlenmesi gerektiğini aktardı. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: