Üroloji hastalıkları ve korunma yolları: Uzmandan önemli uyarılar
Gaziantep Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, üroloji alanında en sık görülen hastalıklar, risk faktörleri ve korunma yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gaziantep Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, üroloji pratiğinde en sık karşılaşılan hastalıkların yaşa ve cinsiyete göre değişiklik gösterdiğini belirterek, genel olarak üç grubun öne çıktığını ifade etti. Bunların idrar yolu enfeksiyonları, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve üriner sistem taş hastalığı olduğunu söyledi. Ayrıca son yıllarda prostat ve mesane kanserlerinde artış gözlendiğini belirten Şen, erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
İLKHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Haluk Şen, en yaygın ürolojik hastalıklarla ilgili şunları kaydetti:
"İdrar yolu enfeksiyonları özellikle kadınlarda çok yaygındır. Anatomik yapı nedeniyle bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) erkeklerde 50 yaş sonrası en sık görülen hastalıklardan biridir ve idrar yapmada zorlanma, sık idrara çıkma gibi şikâyetlerle kendini gösterir. Üriner sistem taş hastalığı ise böbrek, üreter veya mesanede oluşan taşlarla ciddi ağrılara neden olabilir. Türkiye, taş hastalığı açısından endemik sayılabilecek ülkelerden biridir. Bunlara ek olarak son yıllarda prostat ve mesane kanseri de artan sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Erken tanı bu hastalıklarda hayat kurtarıcıdır."
"Dengeli beslenme ve yeterli su tüketimi ürolojik sağlığın temelidir."
Beslenme ve sıvı alımının ürolojik hastalıkların oluşumunda ve önlenmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Şen, "Yeterli su tüketimi (ortalama 2–2,5 litre), idrarın seyrelmesini sağlar, taş oluşumunu önler ve enfeksiyon riskini azaltır. Aşırı tuz tüketimi böbrek taşı riskini artırır. Fazla hayvansal protein alımı ürik asit taşlarına zemin hazırlayabilir. Şekerli ve işlenmiş gıdalar obezite ve metabolik sendrom üzerinden hem prostat hastalıklarını hem de böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Sebze ve lif ağırlıklı beslenme ise antioksidan içeriği sayesinde özellikle prostat sağlığı açısından koruyucudur. Dengeli beslenme ve yeterli su tüketimi ürolojik sağlığın temelidir." ifadelerine yer verdi.
Hastaların en sık yaptığı hatalara da değinen Şen, şunları söyledi:
"Yetersiz su içmek özellikle gençler ve yoğun çalışan bireylerde yaygındır. İdrarı uzun süre tutmak mesane fonksiyonlarını bozabilir ve enfeksiyona zemin hazırlar. Hareketsiz yaşam tarzı obezite ve metabolik hastalıklar üzerinden ürolojik sorunları artırır. Kontrolsüz ilaç ve bitkisel ürün kullanımı böbrekler üzerinde ciddi toksik etkiler oluşturabilir. Özellikle erkeklerde 50 yaş sonrası prostat kontrollerinin ihmal edilmesi önemli bir sorundur. Bu hatalar zamanla ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir."
"Erken başvuru hem tedavi başarısını artırır hem de yaşam kalitesini korur."
Koruyucu üroloji yaklaşımının önemine dikkat çeken Şen, "Günlük yeterli su tüketimi alışkanlık haline getirilmeli, dengeli ve sağlıklı beslenme benimsenmeli, düzenli fiziksel aktivite yapılmalı, sigara ve alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır. Hijyen kurallarına dikkat edilmeli, özellikle kadınlarda enfeksiyon açısından önemlidir. 50 yaş sonrası erkekler için düzenli prostat kontrolü yapılmalı, risk grubundaki bireyler daha erken taranmalıdır. Ürolojik hastalıklar çoğu zaman erken dönemde belirti verir ancak bu belirtiler göz ardı edilir. Erken başvuru hem tedavi başarısını artırır hem de yaşam kalitesini korur." şeklinde konuştu. (İLKHA)