Merkez Platform

Sosyal medya bağımlılığı 12 yaşa kadar düştü (!)

Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis, sosyal medya bağımlılığının 12 yaşa kadar düştüğünü belirterek ailelere ve yetkililere çağrıda bulundu: Edis "Çocuklarımızı sosyal medyanın karanlığında kaybetmemeli, gerçek hayatla bağlarını güçlü tutmalıyız." dedi.

11 May 2026 - 13:40 YAYINLANMA

Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis, sosyal medya bağımlılığının her geçen gün daha küçük yaş gruplarına indiğini belirterek ailelere ve yetkililere önemli uyarılarda bulundu.

İLKHA muhabirine konuşan Edis, sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Yeşilay Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis

Sosyal medya bağımlılığının artık çok daha erken yaşlarda görüldüğünü ifade eden Edis, şunları söyledi:

"Maalesef son dönemlerde giderek daha küçük yaş gruplarına inmeye başladı. Genellikle 14 yaş grubu desek doğru olur; ancak nadiren de olsa bu sınırın 12 yaş ve altına düştüğünü de görüyoruz. Ailelerin bu konuda çok dikkatli olması gerekiyor. Evde herkes telefonla vakit geçirirken, çocuklar kontrolsüzce farklı mecralara yönelebiliyor ve sosyal medyaya girebiliyor. Üstelik yasal boşluklar nedeniyle kolayca hesap açıp bu platformlarda dolaşabiliyorlar. Bu nedenle bağımlılık riskinin 14 yaş civarında yoğunlaştığını söylemek mümkündür."

"Gençler gerçeklikten uzak hayatlara özeniyor"

Sosyal medyanın gençleri psikolojik olarak olumsuz etkilediğini dile getiren Edis, şu ifadeleri kullandı:

"Sosyal medya gençleri derinden etkiliyor. Çünkü orada gerçeklikten uzak, farklı bir yaşam tarzı görüyorlar ve bu hayatlara özeniyorlar. Sonrasında kendi hayatlarında o standartları bulamayınca hayal kırıklığı yaşıyorlar. Bu durum çocuğun içe kapanmasına ve depresyona girmesine neden olabiliyor. Sanal dünyada gördüklerinin gerçek hayatta karşılığı olmadığını fark ettiklerinde ciddi psikolojik sıkıntılar yaşanıyor."

"Gerçek hayattan kopuş oldukça yüksek düzeyde"

Gençlerin sosyal medya nedeniyle sosyal çevreden uzaklaştığını belirten Edis, şöyle konuştu:

"Gerçek hayattan kopuş oldukça yüksek düzeyde. Kişi artık dostlarıyla, arkadaşlarıyla bir araya gelip vakit geçirmektense sosyal medyada uzun süre vakit geçirmeyi tercih ettiği için sosyal çevresinden uzaklaşıyor. Sanal bir dünyada yaşamaya başlıyor ve orada gördüğü her şeyin doğru olduğuna inanıyor. Gerçek hayatta bunları göremeyince, tekrar sosyal medya üzerinden kurduğu o hayallere tutunarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor; bu da hem ciddi bir zaman kaybına hem de kişilik bozulmalarına yol açıyor."

"Aileler durumu çok geç fark ediyor"

Ailelerin yeterli denetim sağlayamadığını vurgulayan Edis, ebeveynlerin de bu konuda sorumluluk taşıdığını ifade ederek şunları kaydetti:

"Aileler bu durumu maalesef çok geç fark ediyorlar, çünkü etkin bir otokontrol sistemi yok. Çocuk internete girdiğinde ebeveynler onun ödev yaptığını veya ders çalıştığını sanabiliyor. Aslında en büyük hata biz ebeveynlerde; bizler de sosyal medyada çok fazla vakit geçiriyoruz. Kendimize kısıtlamadığımız bir şeyi çocuklarımızdan kısıtlayamıyoruz. Değişime kendimizden başlamamız gerekiyor ama mutlaka bir kontrol mekanizması da kurulmalı."

"YEDAM'da uzman desteği veriliyor"

Bağımlılıkla mücadelede Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinin önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Edis, şu değerlendirmede bulundu:

"Mücadelede pek çok yöntem mevcut. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) bu konuda önemli bir rol üstleniyor. İnternet bağımlılığıyla ilgili uzman psikologlarımız ve halkla ilişkiler uzmanlarımız görev yapıyor. Problem yaşayan ebeveynler ve çocuklar buraya başvurduklarında mutlaka olumlu sonuçlar alınıyor."

"Çocuklarımızı sosyal medyanın karanlığında kaybetmemeliyiz"

Hükümete ve ailelere çağrıda bulunan Edis, sosyal medya kullanımına yönelik yasal düzenlemelerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Kanun yapıcılara büyük iş düşüyor. Sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesiyle ilgili haberler bizi umutlandırıyor; hükümetin bu tür düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmesi gerektiğine inanıyoruz. Her geçen gün bir kayıptır ve çocuklarımız çok kıymetlidir. Onları sosyal medyanın karanlığında kaybetmemeli, gerçek hayatla bağlarını güçlü tutmalıyız."

Ailelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesi gerektiğini belirten Edis, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aileler çocuklarıyla mümkün olduğunca kaliteli zaman geçirmelidir. Eğer ebeveynler çocuklarıyla ilgilenmezse, çocuklar bu boşluğu internetle dolduracaktır. Aileler çocuklarının eline telefonu, tableti verip onları kendi hallerine bıraktıklarında; çocuklar oyun grupları üzerinden veya sosyal medyadan tanımadıkları kişilerle etkileşime girebilir. Bu durum, ileride hayatlarını karartabilecek kişilerle tanışmalarına bile yol açabilir. Bu yüzden ailelerin çok dikkatli olması ve çocuklarıyla paylaştıkları zamanı artırması şarttır."

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: