Mevsim geçişlerinde kalp krizi riskine dikkat
Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mehmet Tugay Yumuk, mevsim geçişlerinde kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, belirtilerin erken fark edilmesi, risk faktörlerinin azaltılması ve hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi.
14-20 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla İLKHA muhabirine konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mehmet Tugay Yumuk, özellikle mevsim geçişlerinde kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, gençlerin de risk altında olduğuna dikkat çekti.
Batman'da özel bir hastanede görev yapan Doktor Mehmet Tugay Yumuk, kalp sağlığının korunması için düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı.
Doktor Yumuk, gündemlerinde özellikle bu dönemlerde daha sık görülen kalp krizinin bulunduğunu ifade ederek, "Mevsim geçişlerinde daha sık olan ve özellikle gençleri de etkileyen kalp krizinden bahsetmek istiyorum." dedi.
Kardiyoloji Uzmanı Doktor Mehmet Tugay Yumuk
"Göğüste baskı ve yanma hissiyle başlayabilir"
Kalp krizi belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğini kaydeden Yumuk, "Kalp krizi belirtileri kişiden kişiye değişkenlik göstermekle beraber, genel olarak ilk başta göğsün orta kısmında baskı ve yanma şeklinde bir ağrıyla başlar. Tabii bizim bu bölgede daha çok mide alt taraflarına yansıyan ağrılar olduğu için mide ile karıştırılabiliyor. Ancak böyle bir durumda çok da beklemeden profesyonel hekimlerden yardım almak gerekmekte." ifadelerini kullandı.
"İlk yapılması gereken 112'yi aramak"
Dışarıda yaşanan bir kalp krizine müdahalede ilk yardım bilgisine sahip kişilerin devreye girmesi gerektiğini belirten Yumuk, "Dışarıda olan bir kalp krizine nasıl müdahale edebiliriz? Bununla ilgili temel basamak, ilk yardım eğitimi almış olan kişilerin müdahale etmesidir. Bu konuda herhangi bir deneyimi olmayan kişilerin tek yapacağı şey, önce 'zarar verme' ilkesinden yola çıkarak 112 Acil Çağrı Merkezini arayıp yardım talebinde bulunmaktır." dedi.
"Koruyucu hekimlik üzerinde durmamız lazım"
Kalp krizine gelmeden önce alınacak önlemlerin önemine dikkat çeken Yumuk, "Bizim bu aşamaya gelmeden, daha doğrusu kalp krizi geçirme aşamasına gelmeden neler yapabileceğimiz üzerinde, yani koruyucu hekimlik üzerinde durmamız lazım." diye konuştu.
"Obezite ve sigara en yaygın risk faktörleri arasında"
Kalp krizinde değiştirilemeyen ve değiştirilebilir risk faktörleri bulunduğunu belirten Yumuk, şöyle devam etti:
"Bunun için elimizde olan risk faktörleri var, elimizde olmayan sebepler var. Elimizde olmayan sebepler arasında yaşla beraber kalp krizi riski artmakta; genetik öyküsü olanların kalp krizi riski artmakta. Bununla beraber erkek cinsiyet, erken yaşlarda kalp krizi riskini artıran sebepler arasında; bunlar bizim elimizde olmayan, değiştiremeyeceğimiz nedenler."
Yumuk, "Ancak elimizde olan sebeplerden en yaygın olarak obezite ve sigara kalp krizini artıran sebeplerin başında geldiği için ilk başta bunlara dikkat etmemiz lazım." şeklinde konuştu.
"Kronik hastalığı olanlar düzenli kontrol yaptırmalı"
Tansiyon, şeker, böbrek yetmezliği ve benzeri rahatsızlıkları bulunan kişilerin düzenli hekim kontrolünde olması gerektiğini ifade eden Yumuk, bu durumların damar tıkanıklıklarını tetikleyebileceğini söyledi.
"En temiz yöntem düzenli spordur"
Kalp sağlığını korumada en etkili ve ekonomik yöntemin düzenli egzersiz olduğunu belirten Yumuk, şunları söyledi:
"Kalp sağlığıyla alakalı yapabileceğimiz en ucuz, en temiz, en düzgün yöntem düzenli spordur. Düzenli spordan kastımız; spor salonlarına gidip ağırlıklar kaldıralım, kas yapımızı genişletelimden ziyade, aslında havanın ne çok soğuk ne çok sıcak olduğu uygun vakitlerde günlük 20-25 dakikalık tempolu 'postacı yürüyüşü' dediğimiz bir yürüyüştür."
Yumuk, "20-25 dakikalık bir yürüyüş bile genel olarak kişinin bazal metabolizmasını 48 saat hızlandırdığı için kalp krizi riskini ciddi anlamda azaltmaktadır." dedi.
"Üç beyaza dikkat edilmeli"
Beslenme alışkanlıklarının da kalp sağlığında önemli rol oynadığını vurgulayan Yumuk, "Bununla beraber beslenme alışkanlıklarına çok çok dikkat etmeliyiz. Üç beyazdan bahsedilir: Şeker, un, tuz. Bunların her birinde aşırıya kaçılması durumunda risk çok çok fazla artmakta." dedi.
"Gece geç saatlerde yemek yenmemeli"
Geç saatlerde yemek yemenin olumsuz etkilerine dikkat çeken Yumuk, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmasını tavsiye ederek şunları kaydetti:
"Gece geç saatlerde yemek yememeye dikkat etmemiz lazım. Paketli gıdalardan, abur cuburlardan; cips, kola ve kızartma türlerinden kesinlikle uzak durmak lazım. Hele hele kronik hastalığı olan; tansiyonu, şekeri, böbrek yetmezliği ve kolesterolü yüksek olan hastaların bu tür gıdalardan uzak durmasını önemle tavsiye ediyoruz."