Ali Özdemir - Merkez Medya

Eğitimcilerden şiddete tepki: Malatya'da iş bırakma ve kitlesel eylem

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, Siverek'te okula yönelik saldırıya dikkat çekerek, eğitimcilerin hedef haline geldiğini belirterek acil önlem çağrısında bulundu.

15 Nis 2026 - 14:40 YAYINLANMA

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu Şubesi, Siverek'te okula yapılan saldırı nedeniyle "Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya'mızda da 1 gün iş bırakıyoruz ve kitlesel basın açıklamasını düzenliyoruz." sloganıyla basın açıklaması düzenlendi.

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu şubesi binası önünde gelen eğitimciler, yapılan saldırıları attıkları sloganlarla kınadı.

Kitle adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, Siverek'te bir okula yönelik gerçekleştirilen saldırı ve artan şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya'da da bir gün iş bırakma kararı aldıklarını ve kitlesel basın açıklaması düzenlediklerini bildirdi.

"Şiddet eğitim kurumlarını kuşattı"

Söylemez yaptığı açıklamada, "Şiddet olayları toplum içinde yaygınlaşmış, eğitim kurumları şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüşmüş, eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkes başını iki eli arasına alıp 'nereye bu gidiş' sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir." dedi.

"Öğretmenin itibarı zedeleniyor"

Öğretmenin itibarsızlaşması toplumsal değerlerin çöküş alameti olduğunu belirten Söylemez, "Bu topraklarda bin yıldır var olan 'Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir' anlayışı terk edildi. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikayet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu yanlış iklimin sonucunda Siverek’te yaşadığımız vahim tablo oluşmuştur." ifadelerini kullandı.

"Okullarda güvenlik endişesi artıyor"

Değerlendirmelerinde Söylemez, "ABD gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskınlarının bir benzerinin ülkemizde gerçekleşmesi, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişe duyan eğitim çalışanlarını daha büyük bir kaygıya sevk etmektedir. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Malatya’mızda da bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki, bu büyük endişenin görülmesini sağlamak amacı taşımaktadır." diye konuştu.

"Sözde değil, gerçek değer istiyoruz"

Söylemez, "Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen mekanizmalar ve toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yok edilmeye devam ediyor. Biz ‘öğretmene değer, her şeye değer.’ derken toplumda ‘öğretmen sahipsizdir, vuranın yanına kar kalır.’ düşüncesi hakim olmaktadır." dedi.

"Şiddet olayları artıyor"

Yaşanan olaylara dikkat çeken Söylemez, "Yakın zamanda İstanbul’da Fatma Nur Çelik'in şehit edilmesi, Ankara Pursaklar'da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve Siverek’te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı ile Malatya'mızda da zaman zaman yaşanan vahim hadiseler bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır." şeklinde konuştu.

"Şiddet artık münferit değil"

Siverek'teki olaya değinen Söylemez, "Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir." dedi.

"Çözüm üretilmeli"

Sorunun boyutuna işaret eden Söylemez, "Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır." ifadelerini kullandı.

"Eğitimciler için iş güvenliği sorunu"

Şiddetin geldiği noktayı vurgulayan Söylemez, "Eğitimciye yönelik şiddet, bireysel bir suç olmaktan çıkmış; doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline gelmiştir. Eğitimcilerimize yönelik her saldırı, geleceğimizi karartmakta, eğitim ortamını zehirlemekte ve toplumsal huzuru tehdit etmektedir." diye konuştu.

"Dijital ve fiziki önlemler şart"

Güvenlik açıklarına dikkat çeken Söylemez, "Yaşanan bu elim hadise, dijital ve fiziki güvenlik açıklarımızı acı bir şekilde yüzümüze vurmuştur. Failin önceden yaptığı tehditlerin zamanında tespit edilerek önlenmesi mümkündü. Sosyal medya platformlarının oto-tespit algoritmaları, belirli toplumsal hassasiyetler dışında adeta körleşmektedir. Cana veya mala yönelik açık tehditler sistem tarafından anında tespit edilmeli ve emniyet birimlerine bildirilmelidir." dedi.

"Okul polisi uygulaması hayata geçirilmeli"

Söylemez, "Öğrenci disiplin yönetmeliği baştan aşağı yenilenmeli ve tavizsiz uygulanmalıdır. Okul polisi uygulaması hayata geçirilmeli, okulların güvenliği polisler eliyle sağlanmalıdır. Giriş-çıkışlarda kesici ve delici aletlere kesinlikle müsaade edilmemelidir." şeklinde konuştu.

"Psikolojik destek ve eğitim şart"

Eğitim boyutuna değinen Söylemez, "Okullardaki rehberlik servisleri proaktif bir rol üstlenmelidir. Öğrencilere düzenli psikolojik taramalar yapılmalı, şiddet eğilimleri erken aşamada tespit edilmelidir. Siber zorbalık ve dijital suçların hukuki sonuçları müfredat kapsamında öğretilmelidir." dedi.

"Öğretmeni değersizleştiren anlayış en büyük zararı çocuklarımıza verir"

Velilere de seslenen Söylemez, "Öğretmenler sizlerin en kıymetli varlığı olan çocuklarınıza hizmet için büyük bir fedakârlıkla çalışmaktadır. Çok basit konularla öğretmeni hedef haline getirmek hiçbir yere varmaz. Öğretmeni değersizleştiren anlayış en büyük zararı çocuklarımıza verir." ifadelerini kullandı.

"Artık sabrımız kalmamıştır"

Söylemez, "Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır. Öğretmene yapılan saldırı, bu milletin vicdanına yapılmıştır. Bu bir uyarıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Şiddeti normalleştiren ve gerekli tedbirleri almayan herkes bu tablonun sorumlusudur. Artık sabrımız kalmamıştır." diye konuştu.

"Devletin en temel yükümlülüğü vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır

Yetkililere çağrıda bulunan Söylemez, "Devletin en temel yükümlülüğü vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Eğitimcilerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak ertelenemez bir sorumluluktur. Eğitimciler savunmasız ve korumasız bırakılmamalıdır. Gerekli adımlar atılmazsa bu sürecin takipçisi olacağız ve mücadeleyi büyüteceğiz." dedi.

Açıklamasının sonunda Söylemez, "Şiddeti nefretle kınıyoruz. Saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: